ilk tanıştığımız park''ta
büyük çınarın altında
geçmişi yad ediyordum ağlamaklı ağlamaklı
elimden düşürmediğim
siğaramda bana eşlik ediyordu
ve bir anda yağmur yağmaya başladı
ve ardından da sen geliyordun
koşar adımlarla
gözlerime inanamıyordum
adımların hızlandıkca yüreğim dahada çok çarpıyordu
belki de yıllar sonra ağlarken yüzüm gülüyordu
ve sen karşımdaydın
ellerimellerinde
''sus hiçbirşey söyleme sadece gözlerimin içine bak '' diyordun
ve ben yine ağlıyordum
sana kavuşmanın sevinciyle
zaman ilerlerken
gözlerinin içine bakıp
aşk şiirleri söylüyordum
epey zaman olmuştu
aşk şiirleri yazmayalı
ezberlediklerim bile hafızamdan silinmişti
hatırladığım birkaçtane şiir kalmıştı sana yazdığım
sen gittin gideli
hep hüzün vardı şiirlerimde
sen olsaydın ben hiç hüzünlü şiirler yazar mıydım ?
nerdeydin dedim sana ?
beni niçin terk ettin ?
dört duvara ve şaraba
niçin dost ettin beni ?
sen ise ;
suçluluğun verdiği azapla yine ağlıyordun
sana ağlamak yakışmıyordu
ne olursa olsun
beni birdaha bırakma
ben birtaneme muhtacım
artık şiirler yazmayacağım
ve artık ağlamayacağım
çünki sen varsın
sustuk ve kapattık gözlerimizi
sarıldım sana yeniden
hiç bırakmayacakmışcasına ...
gözlerimi açtığım zaman sabah olmuştu
ve sen yoktun
herşey rüyadan ibaretti !!!
28 Temmuz 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder